Archive for the ‘Hamilelikte Beslenme’ Category
Hamilelikte alınan kiloların kaynağı
| Bazı kadınlar kilo almaktan aşırı derecede rahtsız olurlar. Özellikle hamilelik döneminde aşırı derecede kilo almak ve doğumdan sonra bunu verememek pek çok anne adayı için korkulu bir rüya gibidir.
Yaygın kanının aksine hamilelikte alınan kiloların büyük bir kısmı artan yaÄŸ miktarına baÄŸlı deÄŸildir. Gerçekte tüm hamilelik boyunca alına kiloların sadece yaklaÅŸk %30′u annenin yaÄŸ kütlesindeki artışa baÄŸlıdır. Hamilelik vücudunuzda büyük deÄŸiÅŸimleri beraberinde getirir. ÖrneÄŸin damarlarınızda dolaÅŸan kan hacmi yaklaşık %50 oranında artar. Memeleriniz doÄŸumdan sonra bebeÄŸi beslemek amacıyla büyür. Rahminiz hamilelik öncesindeki boyut ve ağırlığının kat kat üstüne çıkar. Vücudunuz belirli oranda su tutar. Bütün bu deÄŸiÅŸimler kilo artışı olarak size yansır. Kadın doÄŸum ders kitaplarında yer alan örneÄŸi verelim. Diyelim ki hamilelik öncesinde normal kilodaydınız ve vücut kitle indeksiniz 20-25 arasındaydı (vücut kitlle indeksinizi hesaplamak için tıklayın). Yine hamileliÄŸiniz süresince toplam 12 kilo aldığınızı ve 3500 gram ağırlığında bir bebek dünyaya getirdiÄŸinizi kabul edelim. Bu duurmda aldığınız kiloların dağılımı ÅŸu ÅŸekildedir.
Aldığınız bu kiloların yaklaşık 6 kilosunu bebeğinizin doğumuyla birlikte kaybedeceksiniz. Tutulan suyun da önemli bir kısmının kaybedilmesi ile doğumunuz takip eden ilk hafta sonunda aldığınız kilolarınızın 8 kiloya yakınını verdiğinizi fark edebilirsiniz. Hamileliğiniz sırasında ne kadar çok kilo almışsanız o kadar kolay ve hızlı verebilirsiniz. Bu nedenle eğer hamileliğiniz süresince aşırı kilo aldığınızı düşünüyorsanız paniğe kapılmayın. Ancak bu durum sizi geriye kalan kiloları da kendiliğinizden vereceğiniz hisiine kaptırmasın. Kalan kiloları egzersiz ve diyet ile verebilirsiniz. Ancak bunun için aceleci davranmayın. Zira emzirme dönemi diyet yapmak için uygun bir dönem değildir. |
|||||||||||||||||||||
Gebelikte kaç kilo almalı
Uygun bir beslenme tarzı ve yeterli kilo alımı annenin sağlığı ve bebeğinin ideal gelişimi açısından son derece önemlidir. Eğer hamileliğinizde yeteri kadar kilo almazsanız bebeğiniz küçük doğabilir. Ancak bu bir kural değildir ve istisnaları vardır. Hem kişisel deneyimlerimiz hem de bilimsel veriler annenin kilo artışı ile bebeğin doğum kilosu arasında her zaman doğru bir ilişki olmadığını göstermektedir. Hamileliği süresince 30 kilo aldığı halde küçük bebek dünyaya getiren anenler olduğu gibi bunun tam tersi olarak da 1-2 kilo artışla hamilelik süresini tamamlayan annelerin 3500 hatta 4000 gram civarında bebekler dünyaya getirdiklerine de şahit oluyoruz. Ancak bu durumlar nadiren karşımıza çıkıyor. Genelde bebeğin doğum kilosu ile annenin hamilelik süresince aldığı kilolar arasında yakın ilişki mevcut. Ancak bu ilişkide açığa kavuşmamış bazı nokatlar var. Örneğin küçük bebek doğuran annelerde bebeğin küçük olmasından dolayı mı annenin az kilo aldığı yoksa anne az kilo aldığı için mi bebeğin küçük olduğu konusunda bilimsel veriler yeterli değil. Tabii aynı belirsizlik tersi durumlar için de geçerli.Hamile kalan kadınların ilk doktor ziyaterlerinde en sık sorulan soruların başında kaç kilo almam gerekiyor sorusu gelmekte? Bu sorunun cevabı bir kaç faktöre bağlı olarak değişmekte. Gebelikteki ideal kilo artışı hamilelik öncesi kilonuzla ve yaşınızla direk ilişkili. Kilolu kadınların hamilelik süresince daha az, zayıf kadınların ise daha fazla alması uygundur. Hamilelik öncesi kilosu ne olursa olsun hiçbir hamile kadın bu süreç boyunca kilo vermeye kalkışmamalıdır. Bu durum kanınınzda bebeğiniz için son derece zararlı olan ketoasitlerin birikimine yol açabilir
Örneğin hamile kaldığınızda vücut ağırlığınız normal aralıktaysa (vücut kitle indeksi (VKI) 20-25 arasında) bu durumda hamileliğinizin sonunda 11.5-16 kilo arasında almış olmanız idealdir. Vücut kitle indeksinizi buradan hesaplayabilirsiniz. Hamileliğinizin ilk 12-13 haftasında kilo artışınız çok yavaş olabilir. Hatta bulantı ve kusmalarınız varsa bir kaç kilo kaybetmeniz de normal kabul edilebilir. İkinci trimesterin başlangıcı ile birlikte kilo artışı da hızlanır ve haftada 300-500 gram arasında kilo almanız beklenir (grafiğe bakınız). Boyu kısa olan kadınların kendilerine hedef olarak grafikteki alt sınırı seçmelerini öneririm.
![]() |
| Hamilelik öncesi kilosu normal olanlar için (VKI= 20-25) kilo artış eğrisi |
Düşük kilolu kadınlar
EÄŸer hamilelik öncesi vücut kitle indeksiniz 20′nin altındaysa yani zayıf kabul edilen gruptaysanız hamileliÄŸinizde normal kilolu olanlara göre daha fazla kilo almanız önerilir. Bu durumda tüm hamilelik süresince 13-18 kilo arasında almanız idealdir. İkinci trimesterdan baÅŸlayarak haftada 400-600 gram almalısınız.
![]() |
| Hamilelik öncesi kilosu düşük olanlar için (VKI < 20) kilo artış eğrisi |
Fazla kilolu kadınlar
Hamile kalmadan önce fazla kiloluysanız (VKI = 26-29) bu durumda tüm hamileliÄŸinizde 7-11.5 kilo arasında almanızı öneririm. EÄŸer aşırı obes kabul edilen ve vücut kitle indeksi 29′dan büyük bir kadınsanız bu durumda tüm gebelik süreniz 7 kilodan fazla artışla bitmemeli. İkinci trimesterdan sonra haftada 300 gramdan daha fazla almamaya özen göstermelisiniz.
![]() |
| Hamilelik öncesi kilosu fazla olanlar için (VKI = 26-29) kilo artış eğrisi |
Hangi gruba dahil olursanız olun önemli olan doktorunuzun fikirleri ve önerileridir. Kişisel gereksinimleriniz burada anlatılanlardan farklı olabilir.
İkiz gebeliklerde kilo artışı
İkiz gebelikler her açıdan olduğu gibi alınması gereken kilo bakımından da tekiz gebelikerden ayrılır. Eğer ikiz bebekleriniz olacaksa beslenmeniz ve dolayısıyla almanız gereke kilo da farklı olacaktır.
İkizbebek bekleyen ve hamilelik başlangıcında optimum ağırlığından daha düşük olan bir kadının (VKİ < 20) tüm hamileliği boyunca 18-23 kilo alması önerilir. Böyle bir anne adayı 2. trimesterdan itibaren haftada 800 gram civarında almalıdır. Öte yandan hamilelik öncesi vücut kitle indeksi 20-25 arasında olan normal ya da fazla kilolu bir kadın (VKİ > 26) ikiz bebeklere hamile ise toplamda 16-20.5 kilo arasında almalı, 2. trimesterdan itibaren ise haftada 600 gram almaya çalışmalıdır.
Sıvı tutulumu
Hamileliğinizin sonları yaklaştıkça vücudunuzda su tutulmaya başlar. Bunu el ve ayaklarınızdaki şişmeler ile fark edebilirsiniz. Yüzükleriniz dar gelmye başlar. Ayaklarınızı sanki sizin değilmiş gibi hissedebilirsiniz. Bu durumda vücut ağırlığınız da artacaktır. Ancak bu artışı hamilelikte beslenmeye bağlı olması gereken kilo artışı ile karıştırmamalısınız. Ayak bileklerinizde ve özellikle el parmaklarınızda şişme fark ettiinizde doktorunuzu mutlaka durumda haberdar edin. Bu tablo gebeliğin yüksek tansiyonu ile ilişkili olabilir.
Yüksek riskli gebelikler
Yüksek riskli gebelii olan anne adaylarında optimum kilo artışının ne ve artış eğrisinin nasıl olması gerektiği konusunda yeterli bilimsel veri mevcut değildir. Özellikle ergenlik dönemindeki çok genç anne adaylarında bu belirsizlik daha fazladır. Genel olarak bakıldığında genç anne adaylarının bir kaç kilo daha fazla alması önerilir. Anne yaşı ne kadar gençse gebeği de o kadar riskli kabul edilir. Yeterli kilo alımının hem anne adayının hem de doğacak olan bebeğinin sağlığı açısından önemli olduğunu biliyoruz ancak riskli gebelik söz konusu olduğunda hamileliğinizi takip eden doktorunuzun size özel önerileri olacaktır. Bu önerilere dikkatli bir şekilde uymanızı tavsiye ederim.
Hazımsızlık ve şişkinlik ile nasıl başa çıkabilirim?
Hamilelikte sıkça rastlanılan hazımsızlık ve şişkinilik genellikle östrojen ve progesteron hormonlarındaki artışa bağlıdır. Bu hormonlar sindirim sistemi de dahil olmak üzere tüm düz kaslarınızda gevşemeye neden olur. Sindirim sistemini oluşturan kaslardaki gevşeme sindirim işlemini yavaşlatır. Sonuçta özellikle fazla yenen yemeklerden sonra şişkinlik, hazımsızlık ve karın bölgesinde rahatsızlığa neden olur.
Hamileliğiniz süresince hazımsızlık sorunu yaşamanız normaldir ancak bazı ufak önlemler ile rahatsızlığınızın şiddeti ve sıklığını azaltabilirsiniz. Öncelikle bol ve rahat kıyafetler giymelisiniz. Özellikle bel ve karın bölgesini gereğinden fazla sıkan giysiler şikayetlerinizin artmasına neden olabilir. Günde 3 defa büyük öğünler yemektense öğünlerinizi gün içerisine bölüp daha sık aralıklarla ama azar azar yemeniz, yemeğe yeteri kadar zaman ayırmanız ve iyice çiğnemeniz önemlidir.
Sindirim sistemini zorlayan besinleri mümkün olduğunca az tüketin. Soda, alkol (hamileliğinizin her döneminde uzak durmanız gerekir. ( bkz. gebelik ve alkol kullanımı), şarküteri türü çiğ etler, fazla miktarda baharat, aşırı soslu yiyecekler ve kızartma türü yağlı yiyecekler sindirim sisteminizi zorlar.
Sindirim sistemiyakınmaları ile ilgili birkaç öneri daha:
- Sigaradan uzak durun.
- Dengeli ve doktorunuzun önerdiği şekilde beslenmeye gayret gösterin.
- Yerden ya da alçaktan birşey alacağınız zaman belden değil dizlerinizden eğilin yani çömelin.
- Yemelerden sonra uzanmak için en az 1 saat geçmesini bekleyin.
- Yatarken başınızın altına birden fazla yastık koyun. Başınız ve gövdeniz yüksekte yatın.
- Bu basit önlemler ile yakınmalarınız geçmez ise doktorunuzla görüşerek antasit ilaçlar kullanabilirsiniz.
Gebelikte ton balığı yenebilir mi?
Büyük balıklar içerdikleri yüksek civa miktarları nedeni ile genellikle hamilelikte önerilmemektedir. Ton balığı ise büyük olmasına rağmen genelde düşük civa içeren balıklar sınıfına dahil edilmektedir.
Yüksek oranda Omega 3 içermesi, doymuş yağ oranlarının düşük olması ve yüksek kaliteli proteini nedeni ile deniz ürünleri ve özellikle ton balığı tüketilmesi gebelikte önerilmektedir. Ancak Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi haftalık ton balığı tüketiminde sınırlamalar koymuştur.
Ton balığı hazır kutulanmış konserve şeklinde tüketilebileceği gibi bütün eti biftek gibi ızgara şeklinde de yenilebilir. Gebelikte önerdiğimiz konserve ve light olarak adlandırılan yağsız ton balığı tüketilmesidir. Bunda sınır haftada 2 porsiyonun geçilmemesidir.
Tüm gebelik boyunca haftada 2 seferi geçmemek kaydı ile 80 gramlık kutu light ton balığı yemenizde yarar vardır.
Gebelikte midye ve istiridye yenebilir mi?
Midye ve özellikle istiridye ölümle sonuçlanabilecek ciddi besin zehirlenmelerine neden olabilen bakterilere ev sahipliği yapan deniz ürünleridir. Pekçok virus, bakteri ve toksinleri barındırabilirler. Uygun şartlarda saklanmadıklarında bu zararlı mikrop ve toksinler çok hızlı bir şekilde üreyebilirler ve şiddetli besin zehirlenmesine neden olabilirler. Hatta istiridye ve midye hepatit virüsü de taşıyabilmektedir. Hamile olmak bu hastalıklara yakalanma riskinizi arttırmaz ancak zehirlenme ortaya çıktığında kullanılması gereken bazı ileçlar gebelikte sakıncalı olabilir.
Ayrıca bu kabuklu deniz ürünleri civa ve benzeri çevresel zehirleri fazla miktarda barındırabilirler.
Tüm bu nedenler ile gebelikte kabuklu deniz ürünlerinin tüketilmesi güvenli olarak kabul edilmemektedir



