Archive for the ‘Hamilelikte Beslenme’ Category
Hamilelikte kahve içmek zararlı mı?
Hamilelik sırasında kahve içilip içilemeyeceği çok sık sorulan soruların başında gelir. Çoğu kişi bir bebek beklerken çay ve kahve gibi zararli olduğu düşünülen içecekerin içilmesinin yasak olduğunu zanneder. Hamile kadınların etraflarındaki kişiler örneğin eşleri ve aile büyükleri de bu tür içecekleri tüketmemeleri konusunda uyarırlar.
Ancak bu inanışlar doğru değildir. Hamileliğin seyri sırasında pekçok maddede olduğu gibi çay ve kahve de aşırıya kaçmadan tüketilebilir.
Kahve tüm toplumlarda önemli bir yere sahiptir. Batılı toplumlarda genelde hazır kahveler daha çok tüketilirken Türk Kahvesi olarak anılan kahve hazırlanış şekli ülkemizde çok daha yaygındır.
Son dönemlerde uluslararası kahve zincirlerinin de pazara girmesi ile pekçok değişik türü hem günlük konuşma dilimize girdi hem de damaklarımızda tadını bırakmaya başladı.
Arabistan yarımadasından dünyaya yayılan ancak daha sonraları Latin Amerika ülkelerinin daha iyi bilinen en büyük üreticiler konumuna geldiği kahve Türkler için ayrı bir öneme sahiptir. Hazırlanışı, içimi ve sonrasında bakılan falı ile törensel bir özelliği olan kahve edebiyatta da ihmal edilmemiş hem pekçok şarkı ve şiire konu olmuş hem de o en iyi bilinen deyimlerden biri olan
“Gönül ne kahve ister ne kahvehane
Gönül sohbet ister kahve bahane”
sözünün doğmasına vesile olmuştur.Hamile olmanız bu keyiften mahrum olmanız gerektiği anlamına gelmez. Kahvenin pekçok kişinin hamilelikte içilmesinden endişe duymasına neden olan özelliği içerdiği kafeindir. Uyarıcı ve keyif verici bir madde olan kafein kahvede bol miktarda bulunur. Ancak gerek kahvenin yetiştiği ağaçtan satışa sunuluncaya kadar geçirdiği evreler gerekse pişiriliş şekli içerdiği kafein miktarları üzerinde önemli rol oynar.
Tüm dünyada en çok tüketilen kahve türlerinden biri olan granül kahve (ya da yaygın ama yanlış kullanılışı ile nescafe) 1 fincanında yaklaşık 135 mg kafein içerirken daha yoğun olduğu düşünülen Türk kahvesinin bir fincanında 60 mg kafein bulunur. Sert olarak tanımlanan espresso ise en az kafein içeren kahve türlerinden birisidir.
Yapılan araştırmalar hamilelik sırasında günde 300-400 mg’dan daha az alınan kafeinin anne adayı ve bebek üzerinde herhangi bir olumsuz etkisinin olmadığını göstermektedir.
Bu nedenle hamile olmanız kahve içmekten vaz geçmeniz anlamına gelmez. Eğer Türk kahvesi tiryakisi iseniz günde 1-2 fincan kahve ile herhangi bir zarar görmeniz çok uzak bir olasılıktır.
Ancak gebelik sırasında beslenmedeki altın kural olan aşırıya kaçmama konusunu unutmamak gerekir.
Hamilelikte yapay tatlandırıcıların kullanımı güvenli midir?
Günümüzde pek çok yapay tatlandırıcının içinde aspartam adı verilen bir madde bulunmaktadır. Yapılan çalışmalarda aspartamın doğum defektlerine neden olduğu gösterilememiştir. Bu nedenle hamilelikte aspartam kullanımı güvenli olarak kabul edilir.
Aspartam fenilalenin ve aspartik asit adı verilen iki amino asitten oluşmaktadır. Aminoasitler proteinlerin yapı taşlarıdır. Aspartam vücutta sindirildiğinde matanol adı verilen bir tür alkol ortaya çıkar. İlk başlarda bu konuda endişeler olsa da araştırmalar sonucu bu kadar düşük düzeyde metanolin gelişmekte olan bebeğe zarar vermediği sonucuna varılmıştır.
Yapay tatlandırıcıların öncülerinden olan sakarin ise günümüzde artık çok daha az kullanılmaktadır. Sakarinin doğum defektlerini arttırdığına dair bir bulgu olmamakla birlikte hem annede hem de bebekte mesane kanseri riskini arttırdığı bilinmektedir. Anne adayı sakarin aldığında bu sakarin plasenta yoluyla bebeğinin de kan dolaşımına geçmektedir. Bebek sakarini anne adayından çok daha yavaş yıkmaktadır. Anne adayı fazla miktarda sakarin tükettiğinde bu sakarin bebeğin mesanesinde daha uzun süre kalacağından mesane kanseri riskini arttırabilir. Bu nedenle gebelikte sakarin kullanımı önerilmez.
Hamilelik ve Sushi
Japon kültürünün önemli ögelerinden biri olan sushi artık kendi sınırlarını aşmış ve dünyaca ünlü bir yiyecek haline gelmiştir. Ülkemizde de sushi kültürü giderek yayılmakta ve büyük şehirlerde hergün pek çok sushi restoranı açılmaktadır. Hatta İstanbulda büyük süpermarketlerde dahi sushi satılmaktadır.
Sushi bazıları için son derece lezzetli ve aranılan bir yiyecek maddesi iken bazılarına çiğ balık yeme fikri bile oldukça itici gelebilir.
Ülkemizde de giderek yaygınlaşan bu durum ile ilgili olarak çok sık olmasa da “hamileyken sushi yiyebilir miyim ?” şeklinde sorular gelmeye başlamıştır.
Hamilelikte sushinin güvenli olup olmadığı, bebek ve anne adayına zarar verip vermeyeceği konusunda yeterli veri ne yazik ki yoktur.
Çiğ balık ve deniz ürünleri parazitler açısından potansiyel risk oluşturur. Eğer bu parazitler vücudunuzda yerleşir ve gelişirlerse sizin yediğiniz besinlerin önemli bir kısmını kendilerine alırlar. Sonuçta hem sizde bir beslenme bozukluğu ortaya çıkar hem de bebeğiniz gelişmi için gerekli olan enerji, protein ve diğer besin maddelerinden yeteri kadar yararlanamaz.
Besin maddelerini dondurmak ya da pişirmek bu parazitleri yok eder. Bu nedenle bazı Japon restoranlarında sushi yapımında kullanılan çiğ deniz ürünleri önce dondurulup daha sonra çözülerek hazırlanmaktadır.
Çiğ balıkla ilgili bir başka risk de bazı bakteri ve virüslerdir. Bu bakteriler arasında en önemlisi listeria monocytogenes adı verilen bir türdür. Çiğ balığın yanısıra çiğ süt ve peynirle de bulaşabilen bu bakteri enfeksiyonu gebe olmayan kadınlarda çoğu zaman hafif bir üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde atlatılırken bağışıklık sistemi baskılanmış olan hamile bir kadında çok daha ciddi sonuçlar doğurabilir.
En sık karşılaşılan bulgular ateş, kas ve eklem ağrıları ile bulantı, kusma ve ishaldir. Eğer enfeksiyon sinir sistemine yayılırsa baş ağrısı, ense sertiliği, konfüzyon, denge bozuklukları ve hatta nöbetler görülebilir.
Hamilelikte ise yenidoğanda enfeksiyon, erken doğum hatta ölü doğumlara neden olabilir.
Sushi dolayısı ile çiğ balık yemek bu riskleri göze almak demektir. Bilimsel açıdan sushinin hamilelikte yasaklanması ile ilgili bir veri olmasada yukarıda söz edilen potansiyel riskler nedeni ile hamilelik sırasında sushi yenilmemesi idealdir. Pişmiş deniz ürünleri kullanılan ya da sadece sebzeler ile yapılan vejeteryan sushiler ise yenilebilir.
Hamilelikte çiğ et yemek sakıncalı mıdır?
Evet hamilelik döneminde çiğ ya da az pişmiş et yemek kesinlikle sakıncalıdır. Bunun en önemli nedeni toksoplazma ve salmonella başta olmak üzere bazı bakteri ve parazitlerin bulaşma olasılığıdır.
Bir tür gıda zehirlenmesi olan salmonella enfeksiyonu oldukça rahatsızlık verici bir durumdur. Şiddetli bulantı, kusma, ishal ve yüksek ateş temel belirtileridir. Hamilelerde sıvı kaybı çok daha ciddi sonuçlar doğurabileceği için çoğu zaman hastanede yatırılarak tedavisi gerekir. Bebek üzerinde direkt bir etkisi olmamakla beraber sizin genel durumunuzu bozarak bebeğinizi de indirekt olarak etkileyebilir. Salmonella en sık tavuk eti ve yumurtadan bulaşır.
Toksoplazmozis ise kediler tarafından taşınan bir parazittir. Enfekte olan kedinin dışkısı ile de bulaşabilmesine rağmen en sık çiğ et ve iyi yıkanmamış sebzelerden bulaşır. Hamilelikte aktif bir enfeksiyon düşük, erken ya da ölü doğum, veya bebekte anomaliye neden olabilir. Çoğu zaman grip benzeri bir tablo ile atlatılır ve kişi toksoplazma olduğunu fark etmez. Tanı yapılacak olan kan testi ile konur. Enfeksiyon birkez geçirildiğinde bağışıklık kazanılır ve yeniden enfeksiyon olmaz. Bebekte en ciddi hasarı ilk aylarda ortaya çıktığında yaratır. Toksoplazmozis için herhangi bir aşı yoktur.
Nadir görülmesine rağmen ciddi sonuçlar doğurabilen toksoplazma ve diğer enfeksiyonlardan korunmak için eğer bağışıklığınız yoksa hamileliğiniz sırasında bazı noktalara dikkat etmelisiniz.
- Hamileliğiniz sırasında çiğ olarak tüketilen salam, sucuk, jambon, çiğköfte gibi besin maddelerinden uzak dumaya çalışın
- Eti çok iyi pişirin
- Çiğ eti dolapta saklarken suyunun başka maddeler ile temas etmemesine özen gösterin
- Çiğ ete dokunmayın ya da eldiven giyin
- Çiğ ete dokunduktan sonra ellerinizi yıkayın
- Çiğ et kestiğiniz bıçakla başka birşey kesmeyin
- Çiğ et kestiğiniz kesme tahtası vb. materyali çok iyi yıkamadan başka birşey kesmek için kullanmayın
Hamilelikte balık yağı tabletleri kullanmak sakıncalı mıdır?
Son zamanlarda ülkemizde de giderek popülarite kazanan konulardan birisi de Omega 3 olarak adlandırılan yağlardır. Omega 3 genel olarak piyasada balık yağı içeren tabletler şeklinde satılan ürünlerin içinde bulunurlar.
Hamilelikte balık yağı kullanımı hem zararlı hem de değildir. Temel olarak balık yağı tabletleri iki şekilde üretilirler. Bunların bir kısmı balıkların karaciğerinden elde edilirken diğerleri gövdesinden üretilir.
Zararlı olan balık karaciğerinden üretilen ürünleridir. Bu ürünler yüksek oranda retinol adı verilen bir madde içerirler. Retinol A vitamininin bir formudur ve hamilelik sırasında alınan miktar günde 3300 mikrogramı geçmemelidir. Daha fazla alınması durumunda bebekte hasara neden olabilir.
Öte yandan balık karaciğeri yani retinol içermeyen balık yağı tabletlerinde ise omega 3 yağ asidi adı verilen dokosaheksanoic asit (DHA) maddesi bulunur. Ceviz ve keten tohumu gibi besin maddelerinde de az miktarda bulunan DHA bebeğin gelişimi açısından yararlıdır.
En fazla omega 3 içeren balıklar uskumru, somon, alabalık, sardalya ve ringadır. Haftada 2 kez balık yemenin hamileler için yararlı olabileceği ileri sürülmektedir. Bugün için hamilelikte DHA’nın güvenli dozunun ne olduğu belirli değildir. Eğer yeterli miktarda balık yiyorsanız ek olarak omega 3 içeren tabletler almanıza gerek yoktur. Eğer balık yiyemiyor ve balık yağı tableti almak istiyorsanız gebeler için özel olarak üretilen ve retinol içermeyen tabletler kullanmanız şart olmamakla birlikte sakıncalı değildir.