Archive for the ‘DOĞUM KONTROLÜ’ Category
Ertesi gün hapları Türkiye’de
Korunmasız girilen cinsel ilişkiden sonra istenmeyen bir gebeliği önlemek için uygulanan yöntemler acil kontrasepsiyon olarak tanımlanır. Bu amaçla ilişkiden sonraki ilk 72 saat içinde yüksek doz östrojen ve progesteron ya da sadece progesteron içeren haplar alınabileceği gibi, ilk 7 gün içinde spiral de takilabilir.
Dünyanın çeşitli ülkelerinde korunmasız bir ilişkiden sonra istenmeyen gebelikleri önlemek amacıyla uzun zamandan beri kullanılan, İngilizce “morning after pill” olarak tanımlanan ve Türkçeye “ertesi gün” ya da “ertesi sabah” hapı şeklinde çevrilebilecek olan bu ilaçlar 2003 yılının son günlerinde iki ayrı ilaç firması tarafından Türkiye’de de satışa sunuldu.
Eczanelerde reçetesiz olarak satılan bu ilaçlardan ilki hem östrojen hem de progesteron hormonu içeriyor. Acil doğum kontrol kiti olarak tanımlanan Preven isimli ürün içinden bir adet kullanım kitapçığı, bir adet gebelik testi ve 4 adet haptan oluşuyor.
Uygulama daha önceden oluşmuş gebeliklerin sonlandırılmasında etkili olmadığı için kullanım öncesinde kadının geb olmadığının bilinmesi gerekli. Bu nedenle kullanım öncesi ürünün içinden çıkan gebelik testinin yapılması şart. Gebelik testinin olumsuz olduğu görüldükten sonra kutunun içinden çıkan 4 adet hap kullanım kitapçığında tarif edildiği şekilde alınıyor.
Norlevo adıyla piyasaya sürülen diğer ürün ise sadece progesteron hormonu içeriyor. Kutunun içinden 2 adet hap çıkıyor. Bu haplar korunmasız ilişki sonrası ilk 72 saat içinde önerilen şekilde alındığında gebeliği yüksek oranda engelleyebiliyor.
Ancak dikkat edilmesi gereken nokta cinsel eğitim düzeyinin yetersiz olduğu ya da hiç olmadığı Türkiye gibi ülkelerde bu ilaçların biliçsiz kullanımının istenmeyen sonuçlar doğurabilecek olması. Cinsel bilincin ve doğum kontrolu alışkanlığının olmadığı durumlarda etkili ve güvenli bir doğum kontrol yöntemi kullanmak yerine her ilişki sonrası çok hatalı bir şekilde ertesi gün haplarının kolaylıkla kullanılabilecek olması bu ilaçların reçetesiz satılması ile ilgili en önemli endişe kaynağı. Çünkü ertesi gün hapları rutin kullanım açısından uygun değil.
Bilinen ciddi yan etki görülme şansı az olmakla birlikte yöntem cinsel ilişki sırasında prezervatifin yırtılması ya da delinmesi, rahim içi aracın yerinden çıkması, geri çekmede hata, doğum kontrol haplarının unutulup alınmaması ve tecavüz gibi olaylar sonrasında kullanılmalıdır. Herhangi bir nedenle ilişki sırasında hiçbir yöntem uygulanmayan durumlarda kullanımı ise sınırlandırılmalıdır. Çiftler bu ilaçlara güvenerek prezervatif, doğum kontrol hapı, spiral gibi etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmaktan vaz geçmemelidir.
Ertesi gün hapları ile ilgili üretici firmaların resmi internet sitelerinin adresleri şöyle
- Preven www.preven.com.tr
- Norlevo www.ertesisabah.com
Acil Kontrasepsiyon
Korunmasız girilen bir cinsel ilişkiden hemen sonra istenmeyen bir gebeliğin önüne geçilmesi amacıyla uygulanan doğum kontrol yöntemleri acil kontrasepsiyon olarak adlandırılır.Günümüzde bu amaçla kullanılan iki yöntem hormonal kontrasepisyon ya da rahim içi araç (RİA) (spiral) yerleştirilmesidir. En sık bilinçli olark girilen korunmasız bir ilişki sonrasında kullanılmakla birlikte örneğin prezervatfin yırtılması gibi beklenmeyen durumların ortaya çıkması halinde de kullanılmaktadır. Bir diğer uygulama alanı ise tecavüz mağdurlarıdır.
Hormonal acil kontrasepsiyon spirale göre daha popüler bir uygulamadır. Doktorunuz ilişkinin üzerinden geçen zamanı ve durumunuzu göz önüne alarak size en uygun yöntemi önerecektir.
Hormonal acil kontrasepsiyon
Yurt dışında uzun süredir satılan ertesi sabah hapı ya da orijinal deyişiyle morning after pill içinde belirli sayıda doğum kontrol hapı içeren ilaçlardır. Ancak bu isim yanlış anlamalara neden olabilmektedir. Çünkü yöntem sadece 24 saat değil ilişkiden sonraki ilk 72 saat içinde etkili bir şekilde kullanılabilir.
Bu ilaçlar Amerika Birleşik Devletlerinin bazı eyaletlerinde eczane ve marketlerde reçetesiz olarak satılabilmektedir. Bazı eyaletler ise sadece doktor reçetesi ile alınabilmektedir. Ülkemizde ise 2003 yılının son aylarında iki değişik marka ertesi gün hapı piyasaya sunulmuştur. Bu ilaçlar eczanelerden reçetesiz olarak alınabilmektedir.
Pek çok istenmeyen gebelik korumasız ilişkiler ya da prezervatif yırtılması gibi kazalar sonrası oluşmaktadır. Acil kontrasepsiyon dölenme oluşsa bile bu embryonun rahim içine tutunmasını engeller. Bu nedenle düşük yapmak için kullanılamaz. Var olan bir gebelik durumunda ilaç hiçbir işe yaramayacaktır.
Korunmasız ilişki sonrası alınan yüksek doz hormonların gebelik oluşumunu nasıl engellediği tam olarak açık değildir. Bu konuda birkaç değişik mekanizmanın rol aldığı düşünülmektedir. Acil kontrasepsiyon amacıyla alınan hormonlar hamilelik için gerekli olan doğal hormonal dengeyi bozarak ya yumurtlamanın gecikmesine neden olmakta ya da rahim zarında düzensizlik yaratarak embryonun buraya tutunmasını engellemektedir.
Tedavinin etkili olabilmesi için hem östrojen hem de progesteron adı verilen hormonların birarada alınması gereklidir. Bir diğer alternatif olan sadece progesteron alınması ise diğer yönteme göre etkinliği tam olarak aydınlatılamamış bir yöntemdir. Ancak son zamanlarda yapılan araştırmalar sadece progesteron içeren hapaların da korunmasız ilişki sonrası erken dönemde alındığında etkili olabildiğini göstermektedir.Progesteron hormonunu bloke eden ajanlar ise çok yüksek etkinliğe sahip olmakla birlikte tüm dünyada henüz kabul görmemiş ilaçlardır. Benzer şekilde yüksek doz östrojen kullanımının da hem etkinliği tartışmalıdır hem de yan etkisi fazladır.
Östrojen ve Progesteron (Yuzpe Yöntemi)
Korunmasız ilişkiyi takiben ilk 72 saat içinde, 12 saat arayla toplam 2 kere alınan belirli dozda östrojen ve progesteron hormonu şeklinde olan uygulamaya Yuzpe yöntemi adı verilir. Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi tarafından güvenli olduğu 1997 yılında onaylanan bu yöntemin başarı şansı %97-98 civarındadır. Ancak hamile kalma şansının en yüksek olduğu dönemde ilişkiye giren kadınlarda başarı şansının biraz daha düşük olması beklenir. Kanada Jinekolog ve Obstetrisyenler birliğine göre Yuzpe yöntemi acil kontrasepsiyon uygulanmadığında oluşacak tüm gebeliklerin %75′inin önüne geçmektedir. Tedavi ilk 72 saat süresince etkin olmakla birlikte ne kadar erken uygulanırsa etkinliği o oranda artmaktadır. Yine son zamanlarda yapılan araştırmalar önceki bilgilerin aksine korumanın ilk 72 saat ile sınırlı olmadığını, etkinliğin 120 saate kadar uzayabildiğini ortaya koymuştur.
Kullanılmaması gereken durumlar
Yuzpe yönetminin kullanılmaması gereken tek durum bir gebelik varlığıdır. Dünya Sağlık Örgütüne göre Yuzpe yönteminin kullanılmamasını gerektiren bilinen bir tıbbi durum yoktur. İngiltere’de 13 yılda 4 milyondan fazla kullanım sonrası sadece 6 hastada ciddi yan etki bildirilmiştir. 3 hastada damarlarda pıhtı oluşumu bildirilirken 3 hastada da beyinde hasar yaratan olay saptanmıştır ancak bu 6 olguda da olayın acil kontrasepsiyon ile kesin bağlantısı gösterilememiştir. Genel olarak doğum kontrol hapı kullanması sakıncalı olan kişilerde hormonal acil kontrasepsiyon da tercih edilmemelidir.
Yan etkiler
Yuzpe yönteminde en sık karşılaşılan yan etki bulantı ve kusmadır. Hastaların %50’sinde bulantı görülürken %19′unda kusma da olaya eşlik etmektedir. İlaç alımından 30 dakika önce bulantı giderici ilaç kullanımı ya da ilacın tok karnına alınması bu yan etkileri azaltabilir. Diğer yan etkiler ise baş ağrısı, halsizlik ve kasık ağrısıdır (rahimde kramp tarzında kasılmalara bağlı olarak). İlacı aldıktan sonra 1 saat içinde kusma olursa dozun tekrarlanması gerekebilir.
Hap kullanımını takiben hafifi lekelenme tarzında kanama olabilir. Adet kanaması ise bekleneneden biraz daha önce gelebilir.
Sadece Progesteron
Yuzpe rejiminden farklı olarak acil korunmada önerilen bir başka yöntem de sadece progesteron içeren ilaçlardır. Ülkemizde de 2003 yılının son aylarından itibaren eczanelerde reçetesiz satılmaya başlanan bu ilaçların etkinliği Yuzpe rejimine göre biraz daha düşük olsa da bulantı ve kusma gibi yan etki görülme sıklığı daha azdır.
Uyarılar
- Acil kontrasepsiyon amacıyla satılan ertesi gün hapları sadece korunmasız ilişki sonrası kullanılmalıdır
- Ertesi gün hapları bir düzenli doğum kontrol yöntemi değildir ve sürekli kullanılmamalıdır
- Ertesi gün hapları sadece oluşmamış gebelikleri engeller. Bu ilaçlar var olan gebeliği sonladırmaz. Bir başka deyişle ertesi gün hapları kürtaj ya da düşük hapı değildir.
- Haplar mutlaka prospektüsünde tarif edildiği şekilde kullanılmalıdır.
SPİRAL
Korunmasız bir ilişki sonrası istenmeyen bir hamileliğin önüne gemek için kulanılabilecek olan bir diğer yöntem de spiral takılmasıdır. Spiralin bu durumda gebeliği nasıl engellediği tam olarak bilinmemekle birlikte başarısız olma olasılığı 1000′de birden daha düşüktür.
İlişkiyi takip eden ilk 7 gün içinde spiral takılabilir. Aktif ya da kısa süre önce geçirilmiş pelvik iltihabi hastalığı olanlarda ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından yüksek risk grubunu oluşturan kadınlarda spiral tercih edilmesi gereken yöntem değildir.
Acil kontrasepsiyon amaçlı spiral kullanımına bağlı görülebilecek yan etkiler normalde görüebilecek olan yan etkiler ile benzerdir. Bunlar kramp, kanama, enfeksiyon gibi etkilerdir.
Vajinal Duş
Vajinal duş nedir?
Vajinal duş, vajinal akıntı ya da diğer materyali mekanik olarak temizlemek için vajina içini basınçlı su ya da başka bir sıvı ile yıkamak anlamına gelir. Öte yandan vajinal duş için kullanılan çeşitli parfümlü materyal ya da ilaç da mevcuttur.
Kadınlar neden vajinal duş yaparlar ?
- Adet kanaması sonrası vajinada kalan kanı temizlemek için
- Cinsel ilişki sonrası hamile kalmamak ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korunmak için (vajinal duş be gebelikten korur ne de cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlar)
- Vajial kokuları azaltmak için. Vajina bölgesinde kötü koku olan kadınlar mutlaka jinekologlarını ziyaret etmelidirler. Vajinal duş durumu düzeltmek yerine daha da kötüleşmesine neden olur.
- Bazı kadınlar düzenli olarak vajinal duş yapmadıkları taktirde kendilerini temiz hissetmezler.
- Kronik vajinal mantar enfeksiyonu, ya da kronik bakteriyel enfeksiyon varlığında tıbbi olarak içerisinde bazı özel solüsyonlar ile vajinal temizlik önerebilirler. Bu amaçla yapılacak olan vajinal duş yalnızca doktorunuzun önerisiyle ve onun reçete edeceği solüsyonlar ile yapılmalıdır.
Vajinal duş sağlıklı mıdır?
Bu sorunun tek ve kesin bir cevabı vardır: HAYIR
Özellikle gebelikten korunmak için vajinal duş uygulaması son derece etkisiz bir yöntemdir. American Journal of Public Health dergisinde yer alan bir araştırmaya göre vajinal duş bir kadının hamile kalma olasılığını sadece %30 oranında azaltmaktadır.
Düzenli yapılan vajinal duş kadının vajinadaki kimyasal dengesini bozarak enfeksiyonlara eğilimli hale gelmesine neden olur. Duş sırasında yeni mikroorganizmaların vajinaya girişine neden olunabilir. Bu mikroplar rahim ağzı, rahim ve tüplere ulaşarak ciddi enfeksiyonlara neden olabilirler. Yapılan araştırmalar düzenli vajinal duş yapan kadınlarda bakteriyel vajinozis başta olmak üzere çeşitli vajinal enfeksiyonlarla cinsel yolla bulaşan hastalıklara daha fazla rastlanıldığını ortaya koymaktadır.
Daha ciddi bir komplikasyon ise pelvik iltihabi hastalıktır (PID). Düzenli olarak avjinal duş yapan kadınlarda pelvik iltihabi hastalık geçirme riski %78 daha fazladır. PID uzun dönemde kısırlık ve hatta tedavi edilmediği taktirde hayati tehlikeye neden olabilen bir durumdur.
Bu nedenle rutin temizlik için düzenli vajial duş yapılması sağlıklı değildir ve günümüzde kesinlikle önerilmemektedir. Vajinayı temizlemenin tek güvenli ve sağlıklı yolu vajinanın kendi kendini temizlemesine izin vermektir. Vajinadaki kimyasal denge çok hassastır ve bu dengedeki küçük sapmalar ciddi olumsuz etkilere neden olabilmektedir.
Vajina kendi kendini nasıl temizler?
Vajina kendi mukus salgısı ile kendi kendini doğal olarak temizleme yeteneğine sahiptir. Bu nedenle ilişki sonrası, tuvaletten sonra ya da yıkanırken vajina içini yıkamamaya özen gösterin. Dış bölgeleri temizlemek için ılık su ve parfümsüz beyaz sabun kullanabilirsiniz. Doktorunuz önermedikçe kadın hijyenine yönelik sabun, sprey, pudra türü maddelerin kullanımı yeterli bir vajinal temizlik için gerekli değildir. Üstelik bu tür maddeler vajinada irritasyon ve alerjik reaksiyona neden olabilir.
Aşağıdaki durumların varlığında jinekoloğunuzla görüşmelisiniz:
- Vajinada ağrı
- Vajinada yanma hissi
- Vajinada kaşınma
- Vajinadan kötü koku gelmesi
- İdrar yaparken yanma
- Normal akıntıdan daha farklı türde ve renkte içinde peynir kesiği ya da kireç benzeri parça içeren akıntı
Muayeneye gitmeden önce asla vajinal temizlik yapmayınız. Bu tür bir temizlik vajinal akıntıyı uzaklaştırarak jinekoloğunuzun tanıya ulaşmasını güçleştirir.
Vajinal duş bir doğum kontrol yöntemi değildir ve cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu değildir.
Vezektomi Erkekte tüplerin bağlanması
Erkek üreme sisteminin ana organı olan testislerin temel görevi gebelik için gerekli olan spermlerin üretilmesidir. Üretilen spermler vas deferens adı verilen kanallar tarafından taşınarak penis ucuna açılan ürethraya kadar ulaşır. Bu yolculuk sırasında prostat bezinden salgılanan sıvı içine karışarak orgazm sırasında penis dışına atılır. Orgazm sırasında erkekten boşalan sıvı testisler tarafından değil prostat bezi tarafından üretilir.

Spermin üretim yeri olan testislerden ürehtraya kadar taşınmasının önünde bulunan bir engel menide hiç sperm bulunmaması yani azospermi ile sonuçlanır. Obstrüktif yani tıkanma nedenli azospermi olarak adlandırılan bu durum erkek kısırlığının nedenlerinden birisidir ve tedavisi cerrahi olarak sperm aramayı takiben mikroenjeksiyondur. Bu tıkanıklığın istenmeyen gebelikleri engellemek amacıyla bilinçli olarak cerrahi yöntemler ile yapılması ise vazektomi olarak adlandırılır.
Erkekte tüplerin bağlanması olarak tanımlanan bu işlem geri dönüşümsüz bir doğum kontrol yöntemi olarak kabul edilir.
Kimler için uygundur?
Günümüzde her yıl sadece Amerika Birleşik Devletlerinde yarım milyondan fazla erkek istenmeyen gebeliklerden korunmak için vazektomiyi tercih etmektedir. Tüm dünyada ise bugüne kadar yapılan toplam vazektomi sayısının 30 milyonun üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Vazektominin önünde tıbbi bir engel olmamakla birlikte bazı bireyler bu işem için daha uygun adaylardır.
- Ailesini tamamamış, diğer doğum kontrol yöntemlerini gözden geçirmiş ve daha uygun bir yönteme karar verememiş çiftler
- Düzenli ve stabil bir ilişkisi olan ve kadın yaşının doğurganlığın sonlarına yaklaştığı çiftler
- İleride çocuk sahibi olmak istemediğinden emin olan orta yaşlı bekar/dul erkekler
- İstenmeyen gebeliklerden korunmada sorumluluk almak isteyen erkekler
İleride çocuk sahibi olma konusunda kesin kararını verememiş veya evliliği konusunda şüpheleri olan ve olası bir boşanma ve yeniden evlenme durumunda tekrar çocuk sahibi olma olasılığı olan erkekler diğer doğum kontrol yöntemlerinden birini tercih etmelidir.
Avantajları
Kalıcı ve ömür boyu süren bir doğum kontrol yöntemi olması en önemli avantajıdır. Ayrıca hamilelik korkusu olmadığından cinsellik daha keyifli ve verimli yaşanabilir.
İşlem sırasında bağlanan vas deferenslerin meni sıvısı üretimi ile hiçbir ilgisi olmadığından işlem sonrası erkeğin meni miktarı ve görünüşünde hiçbir değişiklik olmaz. Sperm ve hormon üretimi değişikliğe uğrmadan devam ettiğinden cinsel istek, güç ve aktivitede herhangi bir değişiklik ortaya çıkmaz. Üretilen spermler vücut tarafından emilerek yok edilir.
Dezavantajları
Kalıcı bir yöntemdir. İleride yeniden çocuk sahibi olmak istendiğinde kanalların ameliyat ile yeniden açılması her zaman başarılı olmayabilir. Bu gibi durumlarda cerrahi sperm arama ve mikroenjeksiyon uygulanması gerekir.
Etkinliği
Vazektominin etkinliği teorik olarak %100 olmakla birlikte teorikte bu oran biraz daha düşüktür. Sperm hücresinin üretilmesi ile meniden dışarı atılması yaklaşık 72 gün alır. Bu nedenle vazektomi sonrası koruyuculuk hemen başlamaz. Koruyuculuğun tam olduğu yani menide sperm sayısının sıfıra düştüğü arka arkaya yapılan 2 sperm analizinde gösterilmelidir. İlk sperm tetkiki için genelde 16-18 hafta içinde 20 defa boşalma olması beklenmelidir. Çok nadir olarak spermin menide sıfırlanması daha yavaş olabilir ve 3-4 yıl adar gerektirebilir. Bazı durumlarda ise bağlanan ve kesilen kanallar yeniden birleşebilir ve üretilen sperm menide görülebilir. Bu işlemi takip eden ilk 4 ay içinde 1.000 erkekten birinde görülürken 3 yıl sonunda her 5-10.000 erkekten birinde saptanabilir.
İşlem nasıl yapılır?
Vezektomi işlemi lokal anestezi altında ve muayenehane şartlarında üroloji uzmanları tarafından yapılır. Oldukça kolay ve güvenli bir işlemdir. Testisler erkek vücudu dışında skrotum adı verilen torbaların içinde bulunur. Lokal anestezi yapılmasını takiben skrotum derisi üzerinde kçük bir kesi yapılarak vas deferensler bulunur, cilt dışına alınıp bağlandıktan sonra kısa bir parça kesilir ve kalan uçlar koter ile yakılarak tahrip edilir. Cilde kendiliğinden eriyen dikiş konur. NonScapel Vasectomy (NSV) adı verien teknikte ise bistüri ile kesi yapılmadan ince ve sivri uçlu aletler ile skrotum derisinde delik açılarak işlem tamamlanır. NSV tekniğinde işlem sonrası ağrı çok daha az olmaktadır. İşlem yaklaşık 30 dakika sürer ve hastanede yatmayı ya da istirahati gerektirmez. Takip eden dönemde ağızdan ağrıkesici almayı gerektirecek şiddette ağrı olabilir.

Riskler ve komplikasyonlar
Her cerrahi işlemde olduğu gibi vazektomi de bir takım komplikasyonların görülme riski vardır:
- Alerjik reaksiyon: Kullanılan anestezik ajana karşı alerji ve bunun sonucunda geçici bir kaşıntı olabilir.
- Kanama: İşlem sonrası kanama ve ödem olabilir. Skrotum mor ve şiş görünebilir. Bu durum geçici olup 4-5 gün içinde kendiliğinden kaybolur.
- Orşialji (kronik ağrı): Nadiren işlem sonrası biriken sıvı ve sperme bağlı olarak testislerde ağrı olabilir. Bu durum 6 ay içinde kendiliğinden kaybolur
- Hematom: Skrotum içine olan kanama durmaz ise kan pıhtılaşarak bir kitle oluşturabilir. Nadiren bu hematomun ikinci bir cerrahi işlem ile boşaltılması gerekebilir.
- Enfeksiyon: Nadiren antibiyotik tedavisi gerektiren enfeksiyonlar gelişebilir.
- Ağrı: İlk 24 saatten sonra ağrı kesici almayı gerektirecek şiddette ağrı nadiren görülür
- Cinsel isteksizlik ve güçlük: Çok nadiren görülen bu durum fiziksel değil psikolojiktir.
Geçmişte vazektomi sonrası prostat kanseri görülme riskinde hafif bir artış olabileceği ileri sürülürken en son yapılan çalışmalar vazektomi ile prostat kanseri arasında bir ilişki olmadığını göstermektedir (JAMA 2002; 287-3110-3115)
Doğum Kontrolü - Tüplerin Bağlanması
Bir kadında hamilelik oluşabilmesi için erkekten gelen sperm ile kadından gelen yumurtanın fallop tüplerinde biraraya gelmesi ve sperminyumurtayı döllemesi gerekir. Herhangi bir nedenle (enfeksiyon, ameliyat) tüplerde meydana gelen hasarlanma ve tıkanıklık kısırlığa neden olur. Benzer şekilde tüplerin geçirgenliğinin bilinçli olarak engellenmesi ise bir doğum kontrol yöntemidir ve cerrahi sterilizasyon olarak adlandırılır. Bu şekilde sperm yumurtaya ulaşamaz ve onu dölleyemez.
Tüp ligasyonu ya da tüplerin bağlanması kalıcı doğum kontrol yöntemlerinden olarak kabul edilir. Daha sonra çocuk isteği ortaya çıkrsa tüplerin yeniden açılması her zaman mümkün olmaya bilir. Tüp ligasyonuna karar verirken bu durumun mutlaka göz önüne alınması gereklidir.
Kimler için uygundur
Günümüzde Amerika Birleşik Devletlerinde üreme çağındaki evli her 5-6 kadından biri tüplerini bağlatmayı tercih etmektedir. Tüplerin bağlatılmasının önünde hiç kimsede tıbbi bir engel bulunmamakla birlikte bazı durumlarda yapılması daha uygun ve avantajlıdır.
- Ailesini tamamlamış, dilediği kadar çocuk sahibi olmuş ve bundan sonra çocuk sahibi olmayı düşünmeyen çiftler
- Olası bir hamileliğin kadın hayatını ciddi ölçüde tehdit etmesi beklenilen ve bu nedenle hamile kalmasına kesinlikle izin verilmeyecek olan kadınlar
- Zeka özürü gibi nedenlere bağlı olarak cinsel tacize uğrama ve hamile kalma olasılığı yüksek olan kişiler
Kimler için uygun değildir
- Henüz ailesini tamamlamamış çiftler
- Ailesini tamamladığını düşünse bile 30 yaşın altındaki kadınlar
- Üreme çağında olup eşiyle problemleri olan kişiler (Boşanma ve ileride başka biri ile evlenme olasılığı nedeniyle)
- Eşini tam anlamı ile kalıcı doğum kontrol yöntemine ikna edememiş kadınlar
başka bir doğum kontrol yöntemini tercih etmelidirler.
Avantajları
Tüplerin bağlanması kullanıcıdan bağımsız olarak yüksek oranda kalıcı koruma sağlaması açısından uygun kişilerde en avantajlı doğum kontrol yöntemidir. Tüpler bağlı olduğunda hamile kalma korkusu olmadığından cinselliğin daha verimli yaşanmasına yardımcı olabilir. Koruyuculuğu hemen başlar ve ömür boyu sürer
Dezavantajları
Kalıcı bir yöntem olması ve geri dönüş olasılığının düşük olması en önemli dezavantajıdır. Öteyandan eşlerin her ikisinin de yazılı onayının gerekmesi bir başka dezavantajdır
Etkinliği
Tüplerin bağlanması teorik olarak %100 koruma sağlamakla birlikte pratikte bu koruyuculuk daha düşüktür. İşlemin başarısız olma olasılığı 1000′de 4′tür. Tüpleri bağlı olan bir kadında adet gecikmesini takiben gebelik testi pozitif olduğunda bunun bir dış gebelik olmadığı mutlaka gösterilmelidir.
Tüpleri bağlanan bir kadın bir daha hamile kalamaz mı?
Teroik olarak hayır. Ancak tüpler bağlanırken uygulanan tekniğe bağlı olarak mikrocerrahi işlemler ile tüpler yeniden açılabilir. Ancak bu operasyonların hem etkinliği düşüktür hem de maliyeti yüksektir. Tüpleri bağlanmış olan bir kadın yeniden çocuk sahibi olmak istediğinde en uygun yöntem tüp bebek uygulanmasıdır. Ancak tüp bebek uygulamalarında da gebelik şansının %100 olmadığı akılda tutulmalıdır. Artan kadın yaşı ile birlikte hamilelik şansı da giderek azalmaktadır.
Ne zaman yapılabilir
Tüp ligasyonlarının çoğu sezaryen operasyonları sırasında yapılır. Ancak bu kural değildir. Laparoskopi ile her yaşta ve dönemde yapılabilir. Ancak sezaryen dışı zamanlarda yapıldığında gebelik testi yapılarak bir hamilelik olmadığı gösterilmelidir. Hamilelik şansını en aza indirmek için tercihan adet kanamasını takip eden ilk günlerde yapılmalıdır.
Nasıl yapılır?
Bugüne kadar tanımlanmış pekçok tüp ligasyonu tekniği mevcuttur. Tüplerin etrafına sıkı bir plastik halka geçirilebilir, tüplerin süpürgemsi ucu (fimbria) cerrahi olarak çıkarılabilir, tüp yakılıp ortası kesilebilir ya da tüp ortasından bir parça çıkartılarak kalan uçlar bağlanabilir. En son tarif edilen teknik Pomeroy tekniği olarak adlandırılır ve en sık kullanılan tekniktir.

Laparparoskopi genelde son derece basit ve ayaktan yapılan bir işlem olmakla birlikte genel anestezi altında yapılır.Yaklaşık 15 dakika süren işlem sonrası hastanede yatmak gerekmez, 3-4 saatlik dinlenme sonrası hasta evine gidebilir. Takiben 1 günlük dinlenme genelde yeterlidir. İşlem sonrası ilk 24 saat ağızdan ağrıkesici almayı grektirecek şiddette ağrı olabilir.
Yan etkileri
Tüplerin bağlanması işleminin herhangi bir yan etkisi yoktur. Adet düzeninde genelde bir değişikliğe neden olmaz. Cinsel yaşantı açısından hiçbir olumsuz etkisi yoktur
Riskler
Genel anestezi ve laparoskopiye ait riskler dışında ek bir risk taşımaz
